Gizemin Mimarı: ANITKABİR

“Birlik ve beraberlik; ölümden başka her şeyi yener.” Mustafa Kemal Atatürk Ulus olarak birliğe, beraberliğe ihtiyacımız olduğu şu günlerde Atatürk’ün nacizane sözü kulaklarımızda çınlama etkisi yaratması adına giriş cümlesi olarak seçtik. Her türlü ayrımcılığa ve tekleşmeye karşı, görkemli yapısıyla Anıtkabir, bizlere birlik olma bilinci aşılamaktadır. Türk insanına geçmişini unutmaması adına miras bırakılmış ve insanda yoğun... Continue Reading →

Reklamlar

İstanbul Fotoğraf Müzesi

Fotoğraf Müzesi İstanbul’un tarihi dokusunu yaşatan semtlerden biri olma şerefine nail olan Kadırga’da beyaz bir köşkün içerisinde yer almaktadır. Objektiften yayılan siluetlere yaşam kaynağı sunan fotoğraf ve fotoğrafçılık anlayışını geçmişten günümüze taşıyan Fotoğraf Müzesi, İstanbul’un ve Türkiye’nin ilk fotoğraf müzesi olma ayrıcalığına sahiptir. Müzeye ilk girdiğimizde bizi 20. yüzyıl harikası Alman yapımı devasa bir kamera... Continue Reading →

İstanbul Demiryolu Müzesi

Demiryolu Müzesi, 2005 yılında İstanbul’un Fatih ilçesine bağlı Tarihi Sirkeci Garı’nda hizmete açılmıştır. Böylesine tarihi bir yapının içerisinde açılan bu müzeyi özel kılan ise sanırım bir zamanlar demiryolunun gözde binası olma özelliğidir. Tabii şimdilerde nostaljik trenin yerini Marmaray almış olsa da bina, yapı itibariyle tarihini halen daha koruyabilmektedir. Demiryolu Müzesi’nde, Demiryolu tarihine ilişkin pek çok... Continue Reading →

Kireçburnu – Leyla İle Mecnun

Hafta sonları gezilerimiz kapsamında bu sefer ki rotamız, Sarıyer'in sahil kenarında yer alan ve Leyla ile Mecnun dizisiyle tanınan tarihi Kireçburnu semtiydi. Dilerseniz gezi yazıma geçmeden önce Kireçburnu isminin nereden geldiğini belirtelim: Kireçburnu önceleri, buraların atası olan Bizans devrinde Karadeniz’in Anahtarı olarak tarihe geçmiştir. Sonrasında ise İstanbul’un fethi sırasında inşa edilen Rumeli Hisarı'nda kullanılan kireç, burada... Continue Reading →

D Rotası Çizerek Gezmek: Büyükada

Büyükada bence görülmesi gereken bir cennet. Harikulade yapıları var ve bu yapılar geçekten insanı büyülüyor. Tamda kartpostallık havasında olan sokakları, şirin evleri ve köşkleri ile insanı cidden ahenkle dansa kaldırıyor. İstanbul’da yaz ayları geldiğinde Adalar sezonu açılır. İstanbul içi ve dışarıdan bir sürü insan buraya akın eder. Şehir hayatı ve kalabalıktan bıkmış insanların, biraz dahi... Continue Reading →

Efsanelerin Su Dalgasıyla Yayıldığı Bir Müze: Yerebatan Sarnıcı

Bayram öncesi tatilleri kapsamında, bu sefer sevdiceğimle birlikte Sultanahmet’te bulunan Yerebatan Sarnıcı’nda alıyoruz soluğu. Yerebatan Sarnıcı, İstanbul’un en büyük ve en çok tanınan kapalı sarnıcıdır. M.S. 542 yılında Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından Büyük Saray’ın su ihtiyacını karşılamak üzere yaptırılmıştır. Yapımı otuz sekiz yıl süren bu sarnıç yaklaşık 100 bin ton su kapasitesine sahiptir. Suyun... Continue Reading →

Hababam Sınıfı Müzesi (Adile Sultan Kasrı)

Çocukluğumuza damgasını vurmuş bir film olan Hababam Sınıfı… Her insanın izlediği bir film serisi olan Hababam Sınıfı, kendi döneminde sayılı imkanlarla yapılmış olup, üzerimden kırk yıl geçmesine rağmen günümüz filmlerine taş çıkartır cinstendir. Ülke olarak bu filmleri de göz önünde bulundurup daha ileriye gitmek gerekirken, Türk dizisinin günümüzde geldiği nokta son derece içler acısıdır. Bu... Continue Reading →

İstanbul Deniz Müzesi (Beşiktaş)

Kadıköy sokaklarında dolaştıktan sonra vapura atlayarak Beşiktaş'a hareket ediyoruz.  Rotamız öncelikle Midyeci Ahmet sonrasında Deniz Müzesi. Yanımda sevdiceğim ile minik Busemiz var. İstanbul Deniz Müzesi, II.Abdülhamit'in izni doğrultusunda “Müze ve Kütüphane İdaresi” adıyla Tersane-i Amire içerisinde küçük bir binada kurulmuştur. 1961 yılında Beşiktaş’taki bugünkü yerine taşınmış ve “Deniz Müzesi" adıyla hizmete girmiştir. Burası önceleri uçak hangarı, tekne... Continue Reading →

1453 Panaroma Müzesi

Sevdiceğimle hafta sonları gezilerimiz kapsamında bu sefer Zeytinburnu Topkapı Kültür Parkında yer alan 1453 Panaroma Müzesi’nde alıyoruz soluğu. Bu sefer bir farlılık yaparak yanımıza minik Buseyi de aldık. Buse henüz 8 yaşında olan kuzenimdir. Bu yaşta çocuklara tarih bilincini ve müze sevgisini aşılamak adına Buseyi de yanımıza alarak düştük yollara. 1453 Panaroma Müzesi, İstanbul Fethini... Continue Reading →

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

Yukarı ↑